Geometrik soyutlama, temsili olmayan kompozisyonlarda geometrik formların kullanımına dayanan bir soyut sanat biçimidir. Bu sanat, günlük görsel dünyamızı tasvir etmeyi amaçlamaz, bunun yerine temel geometrinin şekillerini kullanır.
Saf nesnel olmayan resmin öncülerinden biri olan Wassily Kandinsky, soyut çalışmalarında bu geometrik yaklaşımı keşfeden ilk modern sanatçılar arasındaydı. Kazimir Malevich ve Piet Mondrian gibi öncü soyutlamacıların diğer örnekleri de soyut resme yönelik bu yaklaşımı benimsemişlerdir.
Geometrik soyutlama sadece 20. yüzyıl avangart sanatçılarının veya akımlarının bir icadı değildir. Tarih boyunca pek çok kültürde hem dekoratif motifler hem de sanat eserleri olarak yer almıştır.
Dini figürleri tasvir etmeyi yasaklayan İslam sanatı, bu geometrik desen temelli sanatın en iyi örneğidir. Avrupa'daki modern hareketten yüzyıllar önce var olmuş ve birçok yönden bu Batı ekolünü etkilemiştir. Geometrik desenler, 7. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar İslam medeniyetlerinin mimarisinde, maneviyatı bilim ve sanatla görsel olarak birleştirmek için sıklıkla kullanılmıştır.
Soyut sanat da tarihsel olarak, gerçeklikte halihazırda var olan tanınabilir nesnel formlara dayanmadan veya bunlara atıfta bulunmadan duygusal veya ifade edici duygu ve fikirleri aktarma yeteneği bakımından müziğe benzetilmiştir. Wassily Kandinsky, müzik ve resim arasındaki bu bağlantıyı ve klasik kompozisyon pratiğinin çalışmalarını nasıl etkilediğini, Sanatta Tinsel Olana Dair adlı ufuk açıcı denemesinde uzun uzun tartışmıştır.
Jackson Pollock gibi sanatçılar tarafından uygulanan dışavurumcu soyut resim, geometrik soyutlamanın tam tersidir.
Geometrik soyutlama alanında yoğun olarak çalışmış sanatçılar arasında Josef Albers, Theo van Doesburg, Wassily Kandinsky, Kazimir Malevich, Piet Mondrian, Barnett Newman, Kenneth Noland, Bridget Riley, Alexander Rodchenko, Sophie Taeuber-Arp ve diğerleri bulunmaktadır.


.jpg)
.jpg)