Beğenmek bazı farklı anlamlara gelebilir:

1. Bir şeyi iyi bulduğumuzu söylemek için beğenmeyi kullanabiliriz:

Evimi seviyorum. = Evimin iyi olduğunu düşünüyorum.

Jenny'den hoşlanıyorum = Bence Jenny iyi bir insan.

2. "Aynı" veya "neredeyse aynı" için like kullanabiliriz:

Bu peynirli sandviç lastik gibi = sandviçin yenmesi zor, neredeyse lastikle aynı.

Jenny annesi gibidir = Jenny'nin kahverengi saçları vardır ve annesinin de kahverengi saçları vardır (örneğin).

Senin kalemin benim kalemim gibi = Senin kalemin ve benim kalemim aynı türden.

3. "Aynı şekilde" için de like kullanabiliriz:

Rüzgâr gibi koşuyor - hem o hem de rüzgâr hızlı.

Bir çocuk gibi konuşuyor - o ve çocuklar yavaş ya da yüksek sesle konuşuyor.

4. Bir soruda, insanlardan bir şey hakkında konuşmalarını istemek ya da iyi bulup bulmadıklarını söylemek için like kullanabiliriz:

Evin nasıl bir yer? (Cevap: "İki yatak odası ve büyük bir mutfağı var...")

Film nasıldı? (Cevap: "Çok iyiydi!")

5. Like kelimesini "örneğin" anlamında da kullanabiliriz:

Sık sık başka ülkelere giderim, örneğin Fransa ve Almanya'ya = Başka ülkelere giderim, örneğin Fransa ve Almanya'ya.

6. İngiliz ve Amerikan İngilizcesinde gençler konuşurken, son zamanlarda cümlelerin ortasında fazladan bir kelime olarak like kullanmaya başladılar. Bazen birinin ne söylediğini bildirmek için, özellikle de onun söyleme şeklini taklit ederken kullanırlar. Bu asla yazılı olarak kullanılmamalıdır:

Öğretmen şöyle dedi: "Yapma bunu!"


As, örnek 2 ile aynı şekilde çalışır - iki şeyi "like"
ya da "as" kelimelerini
kullanarak karşılaştırmaya benzetme denir (As big as an elephant). Örnek 1 ile karıştırılmaması için bunun için "as" kelimesini kullanmak daha iyi olabilir.