Kıkırdak, vücudun birçok yerinde bulunan esnek bir bağ dokusudur. Biraz bükülebilir, ancak gerilmeye karşı dirençlidir.
Ana işlevi kemikleri birbirine bağlamaktır. Eklemlerde, göğüs kafesinde, kulakta, burunda, boğazda ve sırt kemikleri arasında da bulunur. Kıkırdağın bir diğer işlevi de kemiklerin ilk geliştiklerinde üzerinde oluşabilecekleri bir yer oluşturmaktır. Ayrıca kemiklerin birbirlerine karşı çalıştığı yerleri, yani eklemleri korumaya yardımcı olur. Köpekbalıkları (Chondrichthyes) gibi bazı balıklarda kıkırdak iskeletin tamamını oluşturur.
Diğer bağ dokularının aksine, kıkırdak kan damarları içermez. Hücreler difüzyon yoluyla beslenir. Bu nedenle, diğer bağ dokularına kıyasla kıkırdak daha yavaş büyür ve onarılır. Kıkırdak ayrıca sinir içermez, bu da sert dokunun hasar görmesi halinde ağrısız olmasını sağlar. Bununla birlikte, bir kıkırdağın kırılması genellikle tendon ve kaslarda hasarla sonuçlanır ve bu da kesinlikle ağrıya neden olur.
Kıkırdak kusurlarının neden olduğu birçok hastalık vardır. En yaygın olanlarından biri, kıkırdağın kemiğin kemiğe sürtünmesine neden olacak kadar inceldiği osteoartrittir. Kıkırdak, lenfositlerin girişini veya immünoglobulinlerin difüzyonunu önleyen bir bariyer görevi görür. Bu, cerrahların doku reddi korkusu olmadan bir kişiden diğerine kıkırdak nakli yapmasına olanak tanır.