Kapitalizm ekonomik bir sistemdir. İçinde hükümet ikincil bir rol oynar. İnsanlar ve şirketler kararların çoğunu alır ve mülkiyetin çoğuna sahiptir. Mallar genellikle şirketler tarafından üretilir ve kar amacıyla satılır. Üretim araçları büyük ölçüde veya tamamen özel mülkiyete (bireyler veya şirketler tarafından) aittir ve kar amacıyla işletilir.

Örneğin çoğu mülkün sahibi devlet ya da işçiler değil, kişiler ya da şirketlerdir. Kapitalizm az ya da çok serbest piyasa ekonomisine sahiptir, bu da fiyatların ürünlerin mevcudiyetine göre yukarı ya da aşağı hareket ettiği anlamına gelir. İnsanlar kendi kararlarına göre bir şeyler alır ve satarlar. Çoğu ülkede bazı düzenlemeler (ticaret kanunları) ve hükümet tarafından yapılan bazı planlamalar vardır. Bunu belirtmek için bazen "karma ekonomiler" olarak adlandırılırlar. Bazı insanlar kapitalizmin iyi bir fikir olup olmadığı ya da kapitalizmin ne kadarının iyi bir fikir olduğu konusunda hemfikir değildir.

Kelime, değerli bir şey anlamına gelen "capital" kelimesinden gelmektedir. Bu para ("finansal sermaye") ya da ticareti yapılabilen herhangi bir mal olabilir. "Sermaye" kelimesi aslen Latince "baş" anlamına gelen "caput" kelimesinden gelmektedir. Uzun zaman önce sığırların para olarak kullanıldığı günlerde, zengin bir kişinin kaç "baş" sığıra sahip olduğunu ifade etmek için kullanılırdı. Aslında "sermaye" ve "sığır" kelimelerinin her ikisi de "caput" kelimesinden gelmektedir.

Filozof Adam Smith'in Ulusların Zenginliği adlı kitabı, kapitalizm ve serbest piyasa fikirlerini geliştiren önemli bir kitaptır. "Kapitalizm" kelimesi 19. yüzyıla kadar kullanılmamıştır. Kapitalizmin en büyük icadının genellikle anonim şirket olduğu söylenir. Anonim şirket, farklı hisse senetlerinin satın alınabildiği ve hissedarlar tarafından sahiplenilebildiği bir işletmedir. Her hissedar, hisselerinin sayısıyla orantılı olarak şirket hisselerine sahiptir.