Fabl, hayattaki bir şeyi gösteren veya bir kelimeye anlam yükleyen bir hikaye türüdür. Bir fabl bir ders verir veya ondan bir ahlak önerir. Bir fabl hikayenin ortasında başlar, yani karakterlerin ayrıntılı tanıtımı yapılmadan ana olaya atlar. Bir fablın karakterleri hayvanlar, bitkiler ve efsanevi yaratıklar olabilir. Fabllarda hayvanlar kullanıldığında, hayvanlar gibi davransalar da insanlar gibi düşünür ve konuşurlar. Örneğin, bir masalda toprak bir çömlek kırılmaktan korktuğunu söyleyebilir.
Masalların anlattığı hikayeler genellikle çok basittir. Bir fablı anlamak için okuyucu veya dinleyicinin karakterler hakkında her şeyi bilmesine gerek yoktur, sadece önemli bir şeyi bilmesi yeterlidir. Bu nedenle hayvanlar fabllarda genellikle kolayca anlaşılabilecek şekilde kullanılır çünkü hep aynıdır. Hikayeden hikayeye aynı özellikleri korurlar.
- Bir aslan asildir
- Bir horoz övünür
- Bir tavus kuşu gururludur
- Tilki kurnazdır
- Bir kurt vahşidir
- Bir at cesurdur
- Eşek çok çalışkandır
En ünlü masallar Ezop'a (M.Ö. 6. yüzyıl) atfedilenlerdir. Birçok fabl o kadar iyi bilinmektedir ki, içerdikleri ahlak kuralları İngilizce deyişler haline gelmiştir.
Örneğin:
- Eğer bir kişi "ekşi üzüm!" diyorsa, o zaman "Tilki ve Üzümler "e atıfta bulunuyor demektir. Bu masal, bir asmada asılı güzel bir üzüm salkımı gören bir tilki hakkındadır. Onları yemek istemiş ama üzümler çok yüksekteymiş. Onları aşağı çekmek için yeterince yükseğe zıplamaya çalışmış. Artık zıplayamayacak kadar yorulduğunda, "Bahse girerim o üzümler ekşiydi!" diyerek oradan uzaklaşmış.
Dolayısıyla, bir kişi istediği ama sahip olamadığı güzel bir şey görürse, bazen "Zaten onu istemiyorum! Bahse girerim gerçekten iyi değildir!" Bu düşünce tarzına "ekşi üzüm" denir.
"Ağlayan kurt" bir başka iyi bilinen İngilizce deyiştir. Bu deyiş "The Boy Who Cried Wolf "tan gelmektedir. Bu masal, koyunlara bakması için gönderilen bir çocuk hakkındadır. Çocuk koyunlara bakarken yalnızlık çekmiş ve "Kurt! Kurt!" diye bağırmış. İnsanlar koşarak gelmişler. Ertesi gün yine aynı şeyi yapmış ve çok kızmışlar. Üçüncü gün çocuk bir kurt görmüş. "Kurt!" diye bağırmış. Kurt!" diye bağırmış ama kimse gelmemiş ve kurt onu yemiş.