Yemek pişirmede sos, lezzet vermesi için başka bir yiyeceğe eklenen sıvı bir karışımdır. Soslar normalde tek başlarına yenmez; başka bir yemeğe lezzet, nem ve görsel çekicilik katarlar. Soslar tüm dünya mutfaklarında vazgeçilmez bir unsurdur.
Fransız mutfağının ana sosları, sadece un ve tereyağının sıvı kısmı olan roux temeli üzerine inşa edilmiştir. İtalyan mutfağından örnekler ise Carbonara adı verilen yumurta, peynir ve jambon sosu; bolognese adı verilen kıyma sosu ve pesto adı verilen ot ve sarımsak sosudur.
Şişelenmiş soslar servis edildiğinde yiyeceklerin üzerine dökülebilir. Buna örnek olarak genellikle spagettinin üzerine dökülen domates bazlı sos verilebilir. Sos, etle birlikte servis edilen kahverengi bir sostur.
Sos, tuzlanmış anlamına gelen Latince salsus kelimesinden alınmış Fransızca bir kelimedir. Muhtemelen kayıtlara geçmiş en eski sos Romalılar tarafından kullanılan balık sosu olan garum'dur.
Sosların sıvı bir bileşene ihtiyacı vardır, ancak bazı soslar (örneğin, pico de gallo salsa veya Hint turşusu) sıvıdan daha fazla katı element içerebilir.
Soslar tuzlu yemekler veya tatlılar için kullanılabilir. Mayonez gibi soğuk hazırlanıp servis edilebilir, pesto gibi soğuk hazırlanıp ılık servis edilebilir veya beşamel gibi pişirilip ılık servis edilebilir veya elma sosu gibi tekrar pişirilip soğuk servis edilebilir.
Bazı soslar Worcestershire sosu, HP sosu, soya sosu veya ketçap gibi ticari ürünlerdir. Fransız mutfağında ise şef tarafından taze olarak hazırlanırlar. Salatalar için kullanılan soslara salata sosu denir. Sos yapımında uzmanlaşmış bir aşçı sosçudur.


